×

Boşa Akmasın

Boşa Akmasın

Öykü; Eskişehir soğuğunda, saat gece yarısını geçmişken gelen otobüse bindi. İçinde kedisinin bulunduğu taşıma kutusunu basamaklara koyup kentkartını okuttu. Makine “Yeterli bakiyeniz bulunmamaktadır. ” diye seslendi. Şoför, eliyle geçmesini işaret etti. Üçüncü koltukta oturan uzun beyaz saçlı ve kalın pardesülü yaşlı kadın, uyuyor olmalıydı. Yüzünde vakur bir gülümseme vardı. Soğuk olduğu için pek de üzerinde durmadığı, anlamlandıramadığı bir acayiplik vardı. Otobüs hareket etti. Şoför bile soğuktan siyah bere takmış yüzü dahi görünmüyordu. Kedi taşıma kutusunu kucağına koydu. Akşamüzeri balkondan atlayarak belden aşağısı felç kalan ve bu yüzden gecenin bu saatine kadar veterinerde onun ameliyatının bitmesini beklediği kedisine, iyileşeceğini mırıldandı. Bir ara gözü otobüsün camından dışarıya takıldı. Dışarısı kapkaranlıktı. İki tarafı ağaçlarla kaplı dar bir yokuştan ağır ağır tırmandıklarının farkına vardı. Tavandaki arada bir yanıp sönen loş sarı ışığın sayesinde, solunda oturan teyzenin gülümseyerek ona baktığını fark etti.

-22 numava değil mi bu?

-Bilmem bakmadım binerken…

-İnsan gece yavısı bindiği otobüsün numavasına bakmaz mı?

-Haklısınız ama hem çok yorgunum hem de üşüdüğüm için bakmamışım.

-O zaman sende bu yolun yolcususun.

Hangi yol?

-Gittiğimiz yol. Şofövün yüzüne dikkat ettin mi?

-Kedim balkondan atladı, ameliyatı altı saate yakın sürdü. Çok yorgun ve üzgünüm bakmak aklıma gelmedi.

-Peki beni daha önce gövdün mü hiç?

-Hayır

-İnsan son yolculuğuna çıkacağı kişiye dikkatli bakav.

-Aaaa akşam üzeri gördüm sizi evet evet…Şimdi hatırladım. Kedimin üstüne düştüğü kadınsınız siz. Ama son yolculuk derken?

-Kedin üstüme düşünce kovkudan öldüm ben. Peki kedin sağ mı hala?

-Evet ameliyat başarılı geçti ama felçli kalacak.

-Bu kadav emin olma kutuya da biv bak istevsen.

-Aaa ama bu kedi benim değil…Nasıl yaaa?

-Kedin bu olmasın?

Öykü kadının kucağına bakınca kedisi Şekerli Yoğurt’u gördü. Dehşete kapılıp kutuyu açtı ve kutudaki kedinin de ölü olduğunu gördü. Tekrar teyzeye baktı, teyze uyukluyordu. Acaba yerine oturduktan sonra gönlü mü geçmişti, rüya mı görmüştü? Rüya olsa kutudaki kedi…? O anda şoförün aynadan kendisine baktığını gördü. Otobüs büyük bir bahçe kapısından yalpalaya yalpalaya içeri girdi. Bir anda korku filmi müziği duydu. Otobüsün açık kelebek camından serin bir yel esince, ürperdi. Şoför telefonunu açınca, o korkunç ve tedirgin edici müzik sustu.

Geldik geldik. Hazırsınız değil mi? Yok yok iki kişi getirdim.


– Kanka kokuttun ortalığı

– Saçmalama be, ne korkması?

– Ya bırak, bal gibi de sıçtın korkudan… Aç pencereyi aç. Pis herif…

– Ölü kedi kokmuştur kızım.

– Lannn bırak. Durdur filmi durdur, boşa akmasın….

Yazar: Özer Özgün

E mail: borsaozer22@gmail.com

Yorum gönder