ESKİ RAMAZANLAR VE KAYBOLAN DEĞERLER

ESKİ RAMAZANLAR VE KAYBOLAN DEĞERLER

Hepimizin deyimiyle “Ne çabuk geçti şu mübarek on bir ay”  diyoruz.
On bir ayın sultanı dediğimiz ; Ramazan ayı, sadece oruç tutmanın ve ibadetin önemli olduğu bir aydan ibaret olmayan, aynı zamanda dostlukların pekiştiği bir araya geldiği, paylaşmanın ,hayırların , en fazla yaşandığı aydır.
Cami minarelerinde mahya ve kandillerin yakılmasıyla manevi huzurun güzelliğin geldiği aydır Ramazan .
Şimdiki zamanımızda kaybolan değerler başında gelen değerlerimiz arasında Özellikle teravih sonrasında kahvehanelerde toplanmak, meddah, Karagöz ve Hacivat, ortaoyunu gösterileri izlemek, İstanbul’da Direklararası’nda düzenlenen eğlencelere katılmak, birlikte ibadet eden bir toplumun birlikte eğlenmesini de sağladığı için oldukça önemliydi.
Kaybolan değerler arasında Mahalle İftarları ile komşuluk iftarları’ da artık yerini aldı.
Ramazan ayı, komşuluk ilişkilerinin güçlendiği zamanlardı. Komşular birbirini her akşam iftara davet eder bir araya gelirdi, misafir odaları açılır özenle masalar hazırlanır iftar sofrası sohbetler yapılır çaylar içilirdi.
Komşuların toplandığı her evden gelen yemeklerle süslenen ve açık havada kurulan iftar sofraları olur mahalleliler bir arada iftar yaparlardı. Bu gelenekler komşuluk ilişkilerini güçlendirirken, dayanışma ve yardımlaşma duygularını da güçlendirirdi.
İftardan sonra yapılan aile fertleri ve dostlar, oruç ve ibadetle ilgili konuları konuşur dualar ederlerdi. Ramazan ayının manevi yönlerini geliştirir ve teravih namazına gidilirdi.
İftar Davetleri yardım için verilen iftar yemekleri ve misafir ağırlamak için düzenlenen iftar yemekleri geleneksel misafirperverliğimizin geleneği eskisi gibi olmasa da halen devam etmekte.
Orucumuzu akrabalarımızla, dostlarımızla veya komşularımızla kalabalık sofralarda açmanın verdiği manevi mutluluk ise bambaşka.
Eski geleneklerden biri olan ve bu gelenek nadir olsada halen devam ettiği ramazan hazırlıkları yapılır.
Manevi yönden ruhumuzu temizleyen Ramazan ayına girmeden önce, mübarek aya duyduğumuz saygı gereği evlerimizde ramazan temizliği yapılır ve alış verişler olur.
Yapılan her hazırlık Ramazan süresince daha az yorulmamızı, ibadetlerimize daha çok vakit ayırmamızı sağlaması açısından büyük anlam taşımaktadır.
Eski Ramazan aylarında İftar Topu atılırdı. İftar topu geleneğimiz devam etmektedir. İftar topu atma, ilk olarak Sultan II. Mahmud döneminde başlamış ve zamanla gelenek haline gelmiş. İstanbul’da Ramazan ayının ilk iftar topu her yıl Sultanahmet Meydanı’nda atılmaktadır.
Günümüzün büyük şehirlerinde iftar topunun sesini duymak çok mümkün değilse de iftar saatinde top atma geleneği şehirlerimizin çoğunda devam ediyor.
Nice güzel Ramazanlara kavuşmak dileğiyle.
“Hayırlı Ramazanlar”

Dr.Nergül Yılmaz

Araştırmacı Gazeteci

Yorum gönder