Hayatın Nehrinde Akmak

Bazen işe yetişmek için koştururken fark ediyorum; hızlanmak ne kadar cazip olsa da dengeyi kaybettiğimde bütün günüm altüst olabiliyor. Sen de hiç böyle hissettin mi? Hayatın koşturmacasında, farkında olmadan hızlı adımlar atarken, küçük ama değerli anları kaçırabiliyoruz. Sabah yürüyüşlerim sırasında parkta adımlarımı sayarken fark ediyorum; bazen hızla yürüyüp güne yetişmeye çalışıyorum, bazen ise yavaşlayıp etrafı […]
Yapay Zekâ ve Edebiyat: Yazarlığın Geleceği Üzerine

Teknoloji, insanlığın düşünme ve üretme biçimlerini her geçen gün dönüştürüyor. Son yıllarda bu dönüşümün en dikkat çekici yansımalarından biri, yapay zekânın edebiyat alanına girişi oldu. Artık yalnızca müzik besteleyen ya da resim üreten algoritmalar değil, roman, şiir ve öykü kaleme alan yapay zekâ sistemleri de var. Bu durum, “Yazarlık insanın tekelinden çıkıyor mu?” sorusunu gündeme […]
Mektup

Ahşap, çiçek oymalı çalışma masamın başına oturdum. Arkamdaki pencereden günün son ışıkları altın renkleriyle içeriyi dolduruyordu. Çekmeceden boş bir kâğıt alıp önüme koydum, dolma kalemimi de alıp her zamanki gibi mektuba “saygıdeğer Zemheri” ibaresiyle başlayarak yazmayı sürdürdüm. “Saygıdeğer Zemheri, Diğer mektuplarıma da cevap vermediniz ve biliyorum muhtemelen buna da cevap vermeyeceksiniz ama içimde kalmasın dedim […]
Karanfil

Saniyeler saatleri saatler ise günleri kovalıyordu. Ne o ne de kardeşi birbirlerine tek kelime edecek halde değildi. Elindeki solmaya yüz tutmuş karanfile baktı tekrar. Annesinin ona vermesinin üzerinden 3 gün geçmişti. Sulamayı mı unutmuştu yoksa çok mu su vermişti kestiremiyordu. Eğer annesi olsaydı bilirdi fakat… Gözlerinde biriken damlalarını eliyle silip karanfil saksısını yanındaki taşa koydu. […]
Kadının Sessiz Çığlığı ve Özgürlüğün Baharı

Bir kadın ağlıyorsa, dünya o gözyaşında boğulmaya mahkûmdur. Çünkü kadın gözyaşı yalnızca bir damla değildir; toprağın bereketini solduran, vicdanın susuzluğunu gösteren tuzlu bir çığlıktır.Bir kadının kalbi kirleniyorsa, toplumun kalbi çoktan incinmiştir. Çünkü kadın, geleceğin nefesidir, adaletin temelidir. O nefes kesildiğinde gelecek karanlığa gömülür, o temel çöktüğünde insanlık yerle bir olur.Susturulan her kadın, insanlığın bittiğinin kanıtıdır. […]
Kesrette Vahdet Üzerine: Çoklukta Birliği Görmek

İnsanın varlık karşısındaki ilk tecrübesi dağınıklıkla başlar. Göz, birbiriyle ilgisiz gibi duran nice nesneyi görür; kulak, birbirine karışmış bin türlü sesi işitir. Fakat kalp, bu dağınıklığın ardında bir nizam arar. Çünkü insan, çoklukta kaybolmak için değil, çokluk içinden birliği bulmak için yaratılmıştır. Her şey birbirinden ayrıymış gibi görünür; ama aslında hepsi aynı hakikatin farklı yankılarıdır. […]
Sonbahar’ın Aynasında

Sarardı yapraklar, dökülmeye başladı usulca, Gökyüzü bile sustu, rüzgâr sessiz bir dua gibi.Bir ağacın altına oturdum, Sanki düşen her yaprak bir hatıraydı içimde.Güneş yorgun artık,Sıcaklığı bile vedalaşır gibi tenime dokunuyor. Bir zamanlar yeşil olan her şey, Şimdi sarının bin tonunda kayboluyor.Sonbahar… Bir bitiş değil sadece, Bir hazırlık belki içe, kendine… İnsan da böyle değil mi?Bazen […]
Kelimenin Büyüsü: Edebiyatın İnsana Dokunan Gücü

Edebiyat, yalnızca kelimelerin yan yana gelmesinden ibaret değildir. Her cümle, bir duygunun yankısı, bir hayatın izi, bir insanın sessiz çığlığıdır. Kitapların sayfalarında gezinen karakterler, çoğu zaman bizden bir parçadır — bazen sustuklarımızı söylerler, bazen de asla cesaret edemediğimiz şeyleri yaşarlar. Bu yüzden edebiyat, yalnız bir sanat dalı değil, aynı zamanda insanı insana anlatan bir aynadır. […]
Kayıp Zamanın İzinde: Modern Edebiyatın Ruh Halleri
Modern edebiyat, klasik anlatım biçimlerinden farklı olarak insanın iç dünyasına, bilinç akışına ve zaman algısına odaklanır. 20. yüzyılın başlarından itibaren özellikle Avrupa ve Amerika’da ortaya çıkan bu akım, bireyin ruhsal karmaşasını, yalnızlığını ve günlük yaşamın sıradan detaylarını merkeze alır. Marcel Proust’un “Kayıp Zamanın İzinde”si, Virginia Woolf’un bilinç akışı tekniği ve James Joyce’un deneysel anlatımı, modern […]
Hız ve Kuvvet: Hareketin Sessiz Dansını Gelin Birlikte Keşfedelim

Evrenin en küçük zerresinden en uzak galaksisine kadar her şey hareket hâlindedir. Bu hareketin ardındaki iki büyük kavram ise hız ve kuvvettir. Bir cismi harekete geçiren kuvvettir, ona yön ve ritim kazandıransa hız. Biri olmadan diğeri eksik kalır; tıpkı hayatın ilerleyebilmesi için hem enerjiye hem yön duygusuna ihtiyaç duyması gibi. Evrendeki Denge: Kuvvet Hızla Buluştuğunda […]
