SEN KURU BİR SELSİN

SEN KURU BİR SELSİN bak dinleaykeman çalıyorgüneşpiyanobağdaş kurarakoturdukarkamızda bıraktık karmaşayıCem Adrian dinliyoruztüm kaybolmuşçocuklarla Yağmur Koçyiğit

MODERN DÜNYANIN HASSASİYET PARADOKSU

Hassas bir kalbe sahip olmak, bu devasa ve gürültülü dünyada her an savunmasız bir çocuk gibi çıplak ayakla yürümeye benzer.  İnsanların nezaketi bir zayıflık, merhameti bir kusur olarak gördüğü bu çağda, ruhu inceliklerle örülü olanlar için nefes almak bile başlı başına bir savaşa dönüşebilmekte.  Dünya, üzerine titrediğimiz o saf temiz duygular için fazla sert, fazla […]

Bir Eşik Olarak Bugün

İnsanlık bazen bir tarihin içinde değil, bir eşikte yaşar. Ne geride kalan tamamen bitmiştir ne de önümüzde duran henüz şekillenmiştir. Biz tam da böyle bir yerdeyiz. Adını koyamadığımız bir yorgunluğun, sebebini açıklayamadığımız bir huzursuzluğun ortasında. Geldiğimiz noktada kalabalıklar arttı ama yalnızlık daha da çoğaldı. Herkesin söyleyecek bir sözü var, fakat çoğu söylenmek için var; anlaşılmak […]

Takvim Değişirken

Takvim Değişirken Yeni bir yıl geçmişi silmez. Ama ona başka bir yerden bakma cesareti verir. Geride kalan zaman; yarım kalan cümleleri, içimizde sakladığımız duyguları ve ertelenmiş hayalleriyle bizimle gelir. Takvim değişir, hisler yerinde kalır. Yeni yıl, büyük vaatler sunmaz. Daha çok küçük fark edişler önerir. Daha az acele, daha çok anlam… Kendimize verdiğimiz sessiz sözlerdir […]

Kabullen

Kabullen

Yola çıksa, umutlar sokağına varır mı?Yansa bütün şarkılar, derdimi anlatır mı?Yansa bütün ormanlar, sana kavuşur mu?Unutulsa bütün yaşananlar, sana karışır mı? Beynimin içinde dans eden soruların cevabı sensin.Gözümde dinmeyen yağmurların da sebebi sen.İnkar etmen hiçbir şeyi değiştiremez.Kabullen bana yaşattırdıklarını; seni affetmesem de. Yalana çıksa, masallar sonuna varır mı?Kanasa bütün yaralar, acımı anlatır mı?Sönse bütün umutlar, […]

Miras

güllerin omzundan fısıldadı,kadın kadına;“sana diken satacağım.”dikenlerin üstünden fısıldadı adam kadına,ben bu şiire büyük harfle başlamayacağım.titredi,rüzgârın dudakları.oysadişleri çürümüştü çiçeklerimin,güneşini ısıramayışım bundandı.kuru daldım.ağacımı,yedi yokuşta buldum.toprak titredi,vücudumdaki en kırmızı ağrı,bana,kahverengi susuşundan miras şimdi. Yağmur Koçyiğit

ANADOLU

Saçlarımı çaresiz bir piyanonun,En beyaz melodisine kestirdim.Bunu yaparken,Cehennemden dönsün isterdim,Çocukluk fotoğraflarımdaki kederlerim. Gökkuşağı taklidi yaptıkça hayat,Seni artık ceketime emanet ettiğim kalbimin,En kırık portmantosunda,Mucizevi şairlerin nefesini karşılaman için,Bırakacağım! Kıpırtısız dualarına,Uzaklardan türküler yakılacak,Sen de benim gibi,Çok üşüyeceksin. Bilemedim.Bilemeyeceğim de.Fakat,Öyle inanacağım ki,Parmağının ucuyla sularcasına,Büyüteceğim,Defter arası güllerimi! Bulutlara,Diz çöken cesaretimle,Ben artık,İki omzum arasındaki,Yuvarlak boşluğumu sana çeviremem. Öyle kibirli ki […]

Kefensiz Yatanlar Ölücü Değil

Bir çocuğun başını şefkatle okşayan,Yüreği güzel olanlar ölücü değil.Ekmeğini olmayanla bölüşen eller,Yüreğinde sevgi olanlar ölücü değil. Vatanı için akıtmışsa kanı,Al bayrak uğruna vermişse canı,Yenmişse kırık bir vapur Karadeniz’in hırçın dalgalarını,Ölümü korkutmuş yiğitler ölücü değil. Devrimlerle kapı aralamışsa yeni bir çağa,Duruşu benziyorsa yalçın bir dağa,Mavi bakışları ufukları aşıyorsa,Çağını aşan fikirler ölücü değil. İnsanın derdini kendine dert […]

Bir Şehrin Hafızası: Duraklar

Durak isimleri her ne kadar birçoğumuza normal yahut öylesine konulmuş gibi gelse de aslında bir şehrin hafızasını temsil etmektedir. Şehrin hafızası sadece tarihi yapılardan ve kültürden ibaret değildir. Zamanında varılmış fakat zamana yenik düşmüş bazı yerler de durak isimleriyle şehrin hafızasında yer tutmaya devam eder. Eski terminal, eski numune, köşe başı kahvesi ve daha niceleri… […]

“Hım”: Sessizliğin En Gürültülü Hali

İletişim, insanın görünmeyen en güçlü bağlarından biridir. Kelimeler, cümleler, mimikler ve tonlamalar, iki insan arasındaki bağı ya güçlendirir ya da sessizce çürütür. Fakat bazen tek bir hece, bir konuşmayı bitirecek kadar yıkıcı olabilir. İşte “hım” tam olarak böyle bir sestir: Kısa, enerjisiz ve çoğu zaman iletişimin akışını öldüren bir anti-kelime. “Hım” duyulduğu ilk anda, bir […]