SEN KURU BİR SELSİN

SEN KURU BİR SELSİN bak dinleaykeman çalıyorgüneşpiyanobağdaş kurarakoturdukarkamızda bıraktık karmaşayıCem Adrian dinliyoruztüm kaybolmuşçocuklarla Yağmur Koçyiğit
Uzun Lafın Kıssası Yoktur

Kahkahama çağırılıyorsunuz.Çorba pişmek üzere.Sen de yoldasındır.Reddetme kaşığımı.Aç olmasanız bile benim tırşığımı yersiniz.Bir de şehriye pilavım var.Bilirim duyduğunuz an gülümsersiniz.Şimdi afiyet olsun sevgilim.Şiirlerimde bile bizi doyurmak isterim.Biraz da,Ölüme inanç,Yaşama anlam.Ekmeğe de yokluk katamayız ya.Seni çok özledim.Hoşça kal meleğim. Yağmur Koçyiğit
MODERN DÜNYANIN HASSASİYET PARADOKSU

Hassas bir kalbe sahip olmak, bu devasa ve gürültülü dünyada her an savunmasız bir çocuk gibi çıplak ayakla yürümeye benzer. İnsanların nezaketi bir zayıflık, merhameti bir kusur olarak gördüğü bu çağda, ruhu inceliklerle örülü olanlar için nefes almak bile başlı başına bir savaşa dönüşebilmekte. Dünya, üzerine titrediğimiz o saf temiz duygular için fazla sert, fazla […]
Gülümsemek Zamanı

Zamana kocaman bir gülümse bıraksak eksilir miydik yaşamdan?Dünü özleyen kaç kişi vardı belki aramızda; düne dönüp bugünün yoksunluğundan, vedalarından, karanlığından kaçmak isteyen kim bilir kaç kişi…Bundan yıllar sonra şikâyet ettiğimiz bugünümüzü ne kadar özleriz sizce? Sosyolojik çürüme, teknolojinin korkutucu gelişimi, siyasi kaygılar, ekonomik dengesizlik… Bugünün içine dâhil olan tüm bu konular mı kalırdı aklımızda yalnızca, […]
Takvim Değişirken

Takvim Değişirken Yeni bir yıl geçmişi silmez. Ama ona başka bir yerden bakma cesareti verir. Geride kalan zaman; yarım kalan cümleleri, içimizde sakladığımız duyguları ve ertelenmiş hayalleriyle bizimle gelir. Takvim değişir, hisler yerinde kalır. Yeni yıl, büyük vaatler sunmaz. Daha çok küçük fark edişler önerir. Daha az acele, daha çok anlam… Kendimize verdiğimiz sessiz sözlerdir […]
Miras

güllerin omzundan fısıldadı,kadın kadına;“sana diken satacağım.”dikenlerin üstünden fısıldadı adam kadına,ben bu şiire büyük harfle başlamayacağım.titredi,rüzgârın dudakları.oysadişleri çürümüştü çiçeklerimin,güneşini ısıramayışım bundandı.kuru daldım.ağacımı,yedi yokuşta buldum.toprak titredi,vücudumdaki en kırmızı ağrı,bana,kahverengi susuşundan miras şimdi. Yağmur Koçyiğit
Anne Sustuğunda

İnsan önce annesinin suskunluğundan düşer.Ama bu düşüş bir anda gerçekleşmez; hayatın içine, büyümenin aceleciliğine, çocuklukla yetişkinlik arasındaki dar koridorlara gizlenerek yavaşça başlar. Anneler konuşurken, kızarken, uyarırken bile seslerinde bir sıcaklık, bir sahipleniş, bir “ben buradayım” güvencesi vardır. Bazen o ilgi fazladır; nefesini keser, seni olduğundan daha çabuk büyümeye zorlar. Bir özgürlük arayışıdır belki bu, belki […]
ANADOLU

Saçlarımı çaresiz bir piyanonun,En beyaz melodisine kestirdim.Bunu yaparken,Cehennemden dönsün isterdim,Çocukluk fotoğraflarımdaki kederlerim. Gökkuşağı taklidi yaptıkça hayat,Seni artık ceketime emanet ettiğim kalbimin,En kırık portmantosunda,Mucizevi şairlerin nefesini karşılaman için,Bırakacağım! Kıpırtısız dualarına,Uzaklardan türküler yakılacak,Sen de benim gibi,Çok üşüyeceksin. Bilemedim.Bilemeyeceğim de.Fakat,Öyle inanacağım ki,Parmağının ucuyla sularcasına,Büyüteceğim,Defter arası güllerimi! Bulutlara,Diz çöken cesaretimle,Ben artık,İki omzum arasındaki,Yuvarlak boşluğumu sana çeviremem. Öyle kibirli ki […]
Kefensiz Yatanlar Ölücü Değil

Bir çocuğun başını şefkatle okşayan,Yüreği güzel olanlar ölücü değil.Ekmeğini olmayanla bölüşen eller,Yüreğinde sevgi olanlar ölücü değil. Vatanı için akıtmışsa kanı,Al bayrak uğruna vermişse canı,Yenmişse kırık bir vapur Karadeniz’in hırçın dalgalarını,Ölümü korkutmuş yiğitler ölücü değil. Devrimlerle kapı aralamışsa yeni bir çağa,Duruşu benziyorsa yalçın bir dağa,Mavi bakışları ufukları aşıyorsa,Çağını aşan fikirler ölücü değil. İnsanın derdini kendine dert […]
Bir Şehrin Hafızası: Duraklar

Durak isimleri her ne kadar birçoğumuza normal yahut öylesine konulmuş gibi gelse de aslında bir şehrin hafızasını temsil etmektedir. Şehrin hafızası sadece tarihi yapılardan ve kültürden ibaret değildir. Zamanında varılmış fakat zamana yenik düşmüş bazı yerler de durak isimleriyle şehrin hafızasında yer tutmaya devam eder. Eski terminal, eski numune, köşe başı kahvesi ve daha niceleri… […]
