Evlilik: Kader mi, Tercih mi?

İnsan hayatındaki en büyük dönemeçlerden biri evliliktir. İki farklı hikâyenin tek bir
cümlede buluşması, iki ayrı kalbin aynı ritimde atmaya çalışması… Peki evlilik kader
midir, yoksa bilinçli bir tercih mi?

Kader diyenler, bazı karşılaşmaların tesadüf olamayacak kadar anlamlı olduğunu
savunur. Aynı kalabalıkta göz göze gelmek, aynı zamanda aynı duyguyu hissetmek,
aynı yaraya aynı yerden dokunmak… Sanki görünmeyen bir el iki yolu kesiştirmiştir.
İnsan bazen birini tanıdığında “Onu hep tanıyordum” hissine kapılır. Belki de kader,
insanın kalbine önceden yazılmış bir tanışıklıktır.

Ama bir de tercih gerçeği vardır. Sevmek bir his olabilir; fakat sürdürmek bir karardır.
Evlilik yalnızca karşılaşmak değil, kalmayı seçmektir. Zor zamanlarda susmak yerine
konuşmayı, kırıldığında gitmek yerine onarmayı tercih etmektir. Aynı çatı altında iki
ayrı dünyanın uyum sağlaması emek ister. İşte o emek, kaderin değil iradenin
eseridir.

Belki de evlilik, kader ile tercihin tam ortasında durur. Kader iki insanı bir araya getirir;
fakat onları yan yana tutan şey tercihleridir. İnsan kiminle karşılaşacağını seçemez
belki, ama kiminle yürümeye devam edeceğini seçer. Sevgi başlar; sadakat sürdürür.
Duygu doğar; sorumluluk büyütür.

Sonuçta evlilik,
yazgının başlattığı bir hikâyeyi, insanın kendi eliyle tamamlamasıdır.
Ne tamamen kaderdir ne de yalnızca tercih… Belki de evlilik, kalbe yazılan bir
ihtimali, bilinçle gerçeğe dönüştürme cesaretidir.

Derya YAĞMUR

Daha Fazlası

Geçit Yok, Var… Ama?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir