İnsan hayatında bazı anlar vardır; önünde duran şeyin ne olduğunu tam olarak anlayamaz.
Bir adım daha atmak ister ama karşısında sanki görünmez bir set vardır.
O an aklına gelen ilk düşünce şudur:
“Burada bir duvar var.”
Ama hayatın garip bir gerçeği vardır.
Her duvar gerçekten duvar değildir.
“Her duvar gerçekten duvar değildir. Bazıları sadece bir eştir.”
İnsan çoğu zaman durduğu yerde bunu fark edemez. Çünkü eşik dediğimiz şey, yalnızca yaklaşana kendini gösterir. Uzakta duran için o hâlâ bir engeldir.
Oysa hayatın ilerleyişi tam da bu yanılgıyı fark edenlerin hikâyesidir.
“Eşikler yalnızca geçmeye niyet edenlere görünür.”
Cesaret burada başlar.
Çünkü insan bazen duvarı yıkmak zorunda değildir.
Sadece bir adım daha yaklaşması yeterlidir.
Ve o an anlar ki:
Karşısında duran şey bir engel değilmiş…
Sadece geçilmesi gereken bir eşikmiş.
Belki de bugün kendine şu soruyu sormalısın:
Karşımdaki gerçekten bir duvar mı,
yoksa henüz cesaret edemediğim bir eşik mi?
Bülent Susam
Yazı Dizisi: Geçit Yok… Ama Var
Bir sonraki yazı: “Korku: Geçidin Bekçisi”