Yelkovana uymayalım diyorum.
Sermayemiz gökyüzüyse,
Bulacağız balık.
Mavi tebessüm hangi evde doğarsa doğsun,
En nihayetinde,
Kılçıksız doyuyorsun.

Sevmeyi sayıyorum ben.
Birde şehrime yeni iz basanlarla,
Bozkır çerçeveli,
En az on kişilik fotoğraf elipslerinde yanaklarımı kıpırdatmayı.

İnsan utanmamalı!
Her kavram diğer zıtlığını var etmeli de,
Bir utanç utanmamalı.

Seni kalabalık bıraktım diye kızma bana yarı gece meleği.
Usulca çekiyorum şehirlerden yağmurun fişini.
Nefesimin buğusunu gönderiyorum,
Pencere kenarındaki sobaya.
Onun işlemeli sıcağına,
Gidelim diyorum.

Ah gülüşün!
Yarası sönmemiş yeşil emeklerinin.
Saçların soğuğuma tülbent,
Zaman gölgemi aşar.

Yüreğin;
Turuncudan olma,
Umuttan doğma.
Düşlerin;
Bereketi Anadolu’nun.

Gidelim diyorum hâlâ,
Öldüğünü bile bile,
Gidelim diyorum.

Akrebimin bileklerinde,
Ördüğün patiklerin.
İğneler iple çekerken o günü;
Yıldızdan kelebeklerimle,
En narin sesler tozlaşarak seksek çizecek.
Bense,
Her gün çocuklara gelecek masalı yazacağım.
GELECEK!

Yazar: Yağmur Koçyiğit

8 Responses

  1. Yaşamın ortasından satırlar bunlar… İçinde kayboluverirsiniz de, kendinizi şiir zannedersiniz. Şairinizin kim olduğunu önemseyen insanlar olmak yerine celladına aşık olmayı yeğeledik hepimiz. Ah Yağmur Koçyiğit! Yine kışçıksız doyduk şiire… Kalemine, emeğine, yüreğine sağlık…

  2. Bu şiir, görsel yapılan sorgulamanın içinden yürüyen bir umut niteliğinde, zamanı susturup yarını yazmaya yemin etmiş bir ses sanki. İdealist bir öğretmen gördüm satırlarda!

  3. Yine yaşamın içinden, her daim bizlerle olan kavramlara derin boyutlar katıp hissettirebilen, bizleri anlam derinliğine çekebilen o yazarın eseri…

Selçuk Kızıldağ için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir