İletişim, insanın görünmeyen en güçlü bağlarından biridir. Kelimeler, cümleler, mimikler ve tonlamalar, iki insan arasındaki bağı ya güçlendirir ya da sessizce çürütür. Fakat bazen tek bir hece, bir konuşmayı bitirecek kadar yıkıcı olabilir. İşte “hım” tam olarak böyle bir sestir: Kısa, enerjisiz ve çoğu zaman iletişimin akışını öldüren bir anti-kelime.

  1. “Hım”, Anlamdan Çok Duygu Taşıyan Bir Sestir

    “Hım” duyulduğu ilk anda, bir fikir belirtmez, bir katkı sunmaz. Aksine, karşı tarafa çoğu zaman şu mesajları verir:

    “Söylediğini anlamadım,”

    “Anladım ama umursamadım,”

    “Devam et ama benden beklentiye girme,”

    “Enerjim yok, ilgim yok, çabam yok.”

    Bu nedenle “hım”, anlamdan çok, duygu ileten bir ifade hâline gelir. Üstelik bu duygu çoğunlukla soğukluk, isteksizlik ve mesafe içerir.

    2. Diyaloğun Akışını Bozan Görünmez Bir Duvar

    Konuşma, tıpkı bir nehir gibi kesintisiz aktığında güzeldir. Karşı taraf bir şey anlatır, siz dinlersiniz, sorarsınız, eklersiniz; böylece iletişim büyür.

    Fakat “hım” kelimesi bu nehrin ortasına atılan büyük bir taş gibidir.Akışı yavaşlatır.

    Cümlenin enerjisini düşürür.

    Anlatanın hevesini kırar.Sohbeti devam ettirme isteğini zayıflatır.

    Sanki diyalog bir anda sıkışır, tıkanır ve kendi kendine düşer.

    3. Konuşana Verilen En Zayıf Tepki

    “Hım”, kelime olarak varmış gibi görünse de aslında hiçliktir.

    Bir insan konuşurken, karşısındakinden bir:

    Fikir,

    Duygu,

    Yorum,

    En azından samimi bir tepki

    Bekler. Fakat “hım” hiçbirini vermez.

    Bu yüzden çoğu insan için “hım” yalnızca bir cevap değil, aynı zamanda bir ilgiyi reddetme biçimidir.

    4. İlişkilerde Sessiz Gerilim Yaratan Bir İşaret

    Bir eşe, dosta, çocuğa, hatta iş arkadaşına bile sürekli “hım” demek; aslında fark etmeksizin bir şeyler anlatır:

    “Seni dinlesem de içime işlemiyor.”

    “Konuşmanı sürdürebilirsin ama ben burada değilim.”

    “Bana ulaşamıyorsun.”

    Bu, ilişkilerde zamanla soğukluk ve uzaklık yaratır. Çünkü insanlar duydan çok, anlaşıldığını hissetmek ister.

    5. “Hım” Her Zaman Kötü Müdür?

    Elbette hayır.

    Bazı durumlarda “hım”:

    Düşünme,

    Duraksama,

    Şaşırma,

    Cümle kurmak için zaman kazanma

    İfadesi olabilir. Ancak bunun tonu, yüz ifadesi ve devam eden cümle belirleyicidir.

    “Hmm… bir düşüneyim.”
    “Hmm… ilginç.”
    “Hmm… öyle mi?”

    Bu tür “hım”lar bir katkı içerir. Sorun olan, tek başına bırakılan, soğuk ve kapatıcı olan hımdır.

    SONUÇ: “Hım”, Konuşmanın Küçük ama Güçlü Sabotajcısıdır

    Bazen insanlar bağırarak soğuklaşmaz; tek bir hece ile uzaklaşır.

    “Hım”, küçücük bir ses gibi görünse de, yanlış tonda kullanıldığında iletişimin kararan noktası olur. Bir konuşmanın sürmesini, bir ilişkinin gelişmesini ve bir insanın kendini ifade etme cesaretini sessizce baltalayabilir.

    Bu yüzden kelimelerimizi seçmek, bir heceyi bile bilinçli kullanmak bazen düşünüldüğünden çok daha önemlidir.

    DERYA YAĞMUR

    13 Responses

    1. Hımm o kadar çok kullanırım ki günlük iletişimde hiç farkında bile olmadım inanın teşekkür ederiz mesaj alındı yazar hanım 🙏

    2. Ne kadar doğru bir bakış açısı bu makaleyi okuyana kadar inanın farkında bile değilmişim

    3. İletişim kopukluğu belli oldu insanlar arasında 👉❗👈 birdaha hım diyene diyecek lafım çok olacak 👏🙏

    4. Hocam nerden aklınıza geldi böyle bir çalışma iletişim de çok sık kullanılıyor evet ama inanın bu kadar kötü anlama geldiğini bilmiyordum 🙏 Türkçemiz de çok abaz kelimeler var ve ne yazık ki bir çoğunun farkında bile değiliz

    Nilay Derin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir