2007 yılında çekilen bir belgesel filmi, birden tüm dünyanın gündemine oturdu. 19 sene sonra her seyredeni derinden etkileyen bir penguenin kararlı adımları bizi neden etkiledi?

Dayanıklılık, bilgelik, aile bağlarını temsil eden penguenin dayanıklılığı nereye kadardı, bilgeliği ne işe yaradı, aile bağlarını neden kopardı, bilemiyoruz.

Toplu halde yaşayan penguenlerin toplu halde yaşamalarına alışığız. Topluluktaki her üyenin sıcak yer bulmak, yiyecek lokmaya ulaşmak, belki ılık su içmek, hayatta kalma arzusuyken bizim penguenin vazgeçişindeki sırrı herkes kendince yorumluyor.

Hayvanların da aklı var. Hayatta kalmalarını sağlayacak, tehlikelere karşı kendini koruyacak, birbirlerine destek olacak, düşman olduğunu düşündüğü diğer varlıklara tuzak kuracak akılları var.

Hayvanların da duyguları var. Sevme- sevilme, mutlu olma, sevinme, kırılma, incinme gibi tüm duygular hayvanlarda da var; hatta aşık olma, ayrılık acısı çekme.

Hayvanların da iradeleri var. Karar alma, aldığı kararı yerine getirme, hedefe ulaşma azmi, hedefe varış kararlılığı,…

Penguenlerin ailelerine bağlılığı, eşlerine sadakati, kendi topluluğuna uyumu herkesçe bilinir.

Nedir uyum?

Hemen her ortamda lafını sözünü bilmeyen, sürekli iğneleyen, sinir uçlarına dokunup bam teline basanlar muhakkak çıkıyor. Sustukça manipülasyon artıyorsa susan, suskunluğunun anlaşılmasını bekler. Huzur bozmamak için uyum sağlamak, manipülatif insanın manipülasyonunu artırırken uyumlu kişinin sabrını tüketir.

Anne- baba hakkını gözettiği için kendi sorumluluğunu uyumlu çocuğun üstüne yıkan ebeveynin kendine ait olmayan sorumluluğun altında ezilen çocuğu, anne babadan uzaklaşır. Geçimsiz damgası yemekten korkan gelin, uyumlu olmak için kaynananın zulmüne katlandıkça kaynana daha da zalimleşiyorsa gelin, kaynanadan kaçar. Ana kuzusu olup doğruya doğru, yanlışa yanlış diyemeyen eşten ayrılır. Uyumlu kişi; kendilerine ait tüm yanlışları, günahları, ahları kapatıp uyumlu kişinin en ufak hatasını büyüterek gören toplumdan kendini soyutlar.

Sevip değer verdiğimiz insanlardan beklediğimiz değeri görmediğimizde mutsuz olacaksak onlardan uzaklaşmak en doğrusu. “Ne seninle ne sensiz” mantığıyla uyumlu olmak için kendi inancımızdan, değerimizden, kişiliğimizden taviz vereceksek sevgimizden de taviz verip ayrılmak en doğrusu. Her şekilde mutsuz olacağımızı hissediyorsak kendimizi tercih ederek mutsuz olmayı seçmek en doğrusu.

Topluluk denize doğru giderken suyu, suyun sunacağı hayatı tercih ederken tek başına yürüyen penguenin ters yönü seçip dağlara doğru yürümesi onun tercihi. Dağlara doğru ilerledikçe karın ve soğuğun şiddetini hissetmesine, belgeselcilerin yolundan çevirip denize doğru yönlendirmesine rağmen dağlara doğru yürümesi, onun kararlılığı. Soğuk havada yiyecek bulamayacağını, açılıktan öleceğini, donacağını bile bile dağlara doğru yürümesi; onun kişiliğini tercih etmesi. Topluma rest çekmesi gibi görünen sıra dışı bir olay, uyumlu olmaktan yorgun düşmesi, aslında kendine rest çekmesi. Daha önce yürünmemiş yolda yürüyerek ayak izini bırakma isteği.

Kimimiz penguenin iradesini gösterip “Seninle mutlu olamayacaksam sensiz mutsuz olurum.” diyerek kendimizi seçebildik, kimimiz kendimizden vazgeçtiğimiz için “Sizinle mutlu olamayacaksam yalnız kalır, başım dik ölürüm” diyen penguene hayran kaldık.

Aslında hepimiz, penguende gönlümüzün kırık bir cam parçasını gördük. O cam parçası, tekrar çizdi gönlümüzün üstünü, tekrar yaralandık.

Hamiyet Su Kopartan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir