Miras

güllerin omzundan fısıldadı,kadın kadına;“sana diken satacağım.”dikenlerin üstünden fısıldadı adam kadına,ben bu şiire büyük harfle başlamayacağım.titredi,rüzgârın dudakları.oysadişleri çürümüştü çiçeklerimin,güneşini ısıramayışım bundandı.kuru daldım.ağacımı,yedi yokuşta buldum.toprak titredi,vücudumdaki en kırmızı ağrı,bana,kahverengi susuşundan miras şimdi. Yağmur Koçyiğit

ANADOLU

Saçlarımı çaresiz bir piyanonun,En beyaz melodisine kestirdim.Bunu yaparken,Cehennemden dönsün isterdim,Çocukluk fotoğraflarımdaki kederlerim. Gökkuşağı taklidi yaptıkça hayat,Seni artık ceketime emanet ettiğim kalbimin,En kırık portmantosunda,Mucizevi şairlerin nefesini karşılaman için,Bırakacağım! Kıpırtısız dualarına,Uzaklardan türküler yakılacak,Sen de benim gibi,Çok üşüyeceksin. Bilemedim.Bilemeyeceğim de.Fakat,Öyle inanacağım ki,Parmağının ucuyla sularcasına,Büyüteceğim,Defter arası güllerimi! Bulutlara,Diz çöken cesaretimle,Ben artık,İki omzum arasındaki,Yuvarlak boşluğumu sana çeviremem. Öyle kibirli ki […]

Kefensiz Yatanlar Ölücü Değil

Bir çocuğun başını şefkatle okşayan,Yüreği güzel olanlar ölücü değil.Ekmeğini olmayanla bölüşen eller,Yüreğinde sevgi olanlar ölücü değil. Vatanı için akıtmışsa kanı,Al bayrak uğruna vermişse canı,Yenmişse kırık bir vapur Karadeniz’in hırçın dalgalarını,Ölümü korkutmuş yiğitler ölücü değil. Devrimlerle kapı aralamışsa yeni bir çağa,Duruşu benziyorsa yalçın bir dağa,Mavi bakışları ufukları aşıyorsa,Çağını aşan fikirler ölücü değil. İnsanın derdini kendine dert […]

Bir Şehrin Hafızası: Duraklar

Durak isimleri her ne kadar birçoğumuza normal yahut öylesine konulmuş gibi gelse de aslında bir şehrin hafızasını temsil etmektedir. Şehrin hafızası sadece tarihi yapılardan ve kültürden ibaret değildir. Zamanında varılmış fakat zamana yenik düşmüş bazı yerler de durak isimleriyle şehrin hafızasında yer tutmaya devam eder. Eski terminal, eski numune, köşe başı kahvesi ve daha niceleri… […]

“Hım”: Sessizliğin En Gürültülü Hali

İletişim, insanın görünmeyen en güçlü bağlarından biridir. Kelimeler, cümleler, mimikler ve tonlamalar, iki insan arasındaki bağı ya güçlendirir ya da sessizce çürütür. Fakat bazen tek bir hece, bir konuşmayı bitirecek kadar yıkıcı olabilir. İşte “hım” tam olarak böyle bir sestir: Kısa, enerjisiz ve çoğu zaman iletişimin akışını öldüren bir anti-kelime. “Hım” duyulduğu ilk anda, bir […]

MASUMİYETİN SESSİZ MİMARI ÇOCUKLAR

Çocuklar, dünyanın yorulmuş kalbine verilmiş birer armağandır; onların masum bakışlarında saklıdır insanlığın unuttuğu iyilik, seslerinde gizlidir hayatın yeniden başlayabileceğine dair o ince umut. Bir çocuğun gülüşü, karanlığı en sessiz yerinden yarar; kalbimize sessiz bir bahar indirir. Onlar büyüdükçe değil; biz onların yanında küçüldükçe, yeniden hatırlarız neşenin, merakın ve saf sevginin aslında ne demek olduğunu. Çocuk, […]

Belkiler, Keşkeler, Neyseler…

Hayat… Kimi zaman bir yolculuk, kimi zaman bir sınav, kimi zaman da bir bekleyiştir. Ve bu yolun kıyısında, herkesin dudaklarından dökülen üç kelime mevcuttur: Belki, keşke, neyse… Üçü de insanın içini kanatır bir yerinden. Biri umutla, biri pişmanlıkla, biri kabullenişle dokunur yüreğe. Belkiler… Belki o günü kaçırmasaydım, belki biraz daha sabretseydim, belki daha çok sevseydim… […]

Her Gün Çocuklara Gelecek Masalı Yazıyorum

Yelkovana uymayalım diyorum.Sermayemiz gökyüzüyse,Bulacağız balık.Mavi tebessüm hangi evde doğarsa doğsun,En nihayetinde,Kılçıksız doyuyorsun. Sevmeyi sayıyorum ben.Birde şehrime yeni iz basanlarla,Bozkır çerçeveli,En az on kişilik fotoğraf elipslerinde yanaklarımı kıpırdatmayı. İnsan utanmamalı!Her kavram diğer zıtlığını var etmeli de,Bir utanç utanmamalı. Seni kalabalık bıraktım diye kızma bana yarı gece meleği.Usulca çekiyorum şehirlerden yağmurun fişini.Nefesimin buğusunu gönderiyorum,Pencere kenarındaki sobaya.Onun işlemeli […]

Gölgesiz Kimlik: Kibrin Sisi ve Varoluşun Muazzam Adaleti

Giriş: Kimlik Sorgusu ve Ölümlülüğün Dili “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” sorusu, sadece bir meydan okuma değil, insanınontolojik çaresizliğini ve aynı zamanda kibirli duruşunu özetleyen evrensel bir çığlıktır. Oysa bu sorunun cevabı, ne bir unvanda ne de bir statüde gizlidir. Cevap, varoluşun en kesin ama en az kabul edilen gerçeğinde yatar: Bizler, ne zaman, […]

Sevmek

Seven insan, hem vazgeçeceği yeri hem de boynunuza sarılacağı anı çok iyi bilir.Sevgi; gerektiğinde susmak, gerektiğinde konuşmak, bazen gitmek ama hiçbir zaman tamamen terk etmemektir. Seven insan, gerektiği yerde vazgeçer fakat her vazgeçiş, kalpten silmek ya da unutmak anlamına gelmez. Vazgeçmek; başka bir kapıya yönelmek değil, olmayacağını kabullenmek ama bir umut ışığı görse yeniden koşacak […]