Pasolini’nin Kısa Ama Sonsuz Ömrü: Sanat, Hakikat ve Ölümün Kesişim Noktası

Pier Paolo Pasolini, 20. yüzyılın en provokatif ve çok yönlü sanatçılarından biri olarak yalnızca İtalyan edebiyatı ve sineması için değil, Avrupa kültür tarihi için de benzersiz bir figürdür. Onun 1975’te Ostia sahilinde vahşice öldürülmesi, bireysel bir suçun ötesinde, sanatla iktidar, bireyle toplum, hakikatle şiddet arasındaki gerilimlerin sembolik bir düğüm noktası olarak okunabilir. Pasolini’nin sanatı daima […]
Sessiz Bir Toplumdan Eşit Yurttaşlığa

Cumhuriyet’in ilanı, yalnızca bir yönetim değişikliği değil; Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve düşünsel olarak yeniden doğuşuydu. 29 Ekim 1923’te kurulan yeni devlet, Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar süren geleneksel yapısından koparak modern bir ulus kimliği inşa etmeyi hedefledi. Bu dönüşümün en çarpıcı ve kalıcı yönlerinden biri ise kadınların toplum içindeki konumunun kökten değişmesiydi. Çünkü Cumhuriyet’in mimarları, modernleşmenin yalnızca […]
Matbaanın Osmanlı Toplumuna Etkisi

Tarih boyunca insanlık, bilgiyi aktarma ve çoğaltma yollarını geliştirdikçe ilerledi. Bu ilerlemenin en köklü dönüm noktalarından biri ise hiç şüphesiz matbaanın icadı oldu. Avrupa’da Johannes Gutenberg tarafından 15. yüzyılda geliştirilen baskı tekniği, kısa sürede bir bilgi devrimi yarattı. Ancak bu yeniliğin Osmanlı topraklarına ulaşması, sanıldığı kadar hızlı ve sorunsuz olmadı. Osmanlı’da matbaanın serüveni, hem teknolojik […]
İskenderiye Kütüphanesi’nin Küllerinden Doğan Bilgelik

Dünya tarihinin en gizemli ve bir o kadar da trajik olaylarından biri, Antik Çağ’ın en büyük bilgi hazinesinin yani İskenderiye Kütüphanesi’nin yok oluşudur. Mısır’ın Akdeniz kıyısındaki bu kütüphane, sadece kitapların değil; insanlığın merakının, sorgulama gücünün ve bilimsel düşüncenin sembolüydü. Bugün hâlâ tarihçiler, bu kütüphanenin nasıl ve neden yok olduğunu tartışırken; aslında onun temsil ettiği fikir, […]
Anadolu’nun Unutulan İmparatorluğu: Urartuların Yükselişi ve Çöküşü

Doğu Anadolu’nun dağlık topraklarında, Van Gölü’nün etrafında bir zamanlar büyük bir medeniyet yükselmişti: Urartular. MÖ 9. yüzyılda tarih sahnesine çıkan bu gizemli krallık, yüksek dağların arasına kurduğu kaleleri, gelişmiş sulama sistemleri ve güçlü ordusuyla adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Fakat ne yazık ki, bu uygarlık da tıpkı birçok eski Anadolu medeniyeti gibi bir gün sessizce […]
Unutulan Medeniyet: Hititlerin İzinde

Anadolu toprakları, tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yaptı. Ancak bu medeniyetlerden biri, yüzyıllar boyunca sessizliğe gömülüp unutuldu: Hititler. Bugün arkeolojik kazılar ve çözülmüş çivi yazıları sayesinde, bu kadim uygarlığın izlerini yeniden keşfetmek mümkün hale geldi. Hititler, M.Ö. 17. yüzyılda Anadolu’nun merkezinde, yani bugünkü Çorum ve Yozgat civarlarında bir krallık kurdu. Başkentleri Hattuşa, hem mimarisi […]
İpekyolu’nun Gölgesinde: Medeniyetleri Birleştiren Sessiz Ağ

İnsanoğlunun tarih boyunca kurduğu en büyük bağlardan biri, yollar olmuştur. Yollar sadece taş ve tozdan ibaret değildi; fikirlerin, kültürlerin, dinlerin ve ticaretin damarlarıydı. Bu damarların en görkemlisi ise hiç kuşkusuz İpekyolu idi. Çin’in Şian kentinden başlayıp Akdeniz kıyılarına kadar uzanan bu devasa ticaret ağı, yalnızca malların değil, medeniyetlerin de birbirine karıştığı bir sahneye dönüştü. İpekyolu’nun […]
Gören Körler, Kör Görenler: José Saramago’nun Metaforik Evreninde Körlük

José Saramago, yalnızca Portekiz’in değil, dünya edebiyatının en kendine özgü seslerindenbiridir. O, edebiyatın bir süs değil, bir vicdan olduğuna inanan yazarlardandı. Hayatı boyuncahem dilde hem düşüncede iktidara karşı durmuş; kelimelerle duvarlar değil, kapılar açmıştır.Bu yüzden ona boşuna “yazarların üstadı” denmez. Bir yanda siyasi baskılara karşıdemokrasi ve özgürlük için verdiği inatçı mücadele, diğer yanda dilde kurduğu […]
Unutulan Kraliçe: Hatşepsut’un Gölgesinde Bir İmparatorluk

Antik Mısır tarihinin tozlu sayfaları arasında, adını zamanla silmeye çalışanlara rağmen hâlâ yankılanan bir isim vardır: Hatşepsut. O, erkek egemen bir dünyada tahta çıkan ilk büyük kadın firavundu. Fakat onun hikâyesi, yalnızca gücün değil, aynı zamanda unutturulmak istenen bir ihtişamın da hikâyesidir. M.Ö. 15. yüzyılda, XVIII. Hanedan döneminde doğan Hatşepsut, firavun I. Thutmose’un kızıydı. Tahta […]
Kayıp Şehir Vineta: Baltık Denizi’nin Atlantis’i

Avrupa’nın kuzeyinde, Baltık Denizi’nin soğuk sularında bir efsane yüzyıllardır yankılanır: Vineta. Bu gizemli şehir, kimi kaynaklara göre “Baltık’ın Atlantis’i”, kimilerine göre ise “gösterişin lanetlediği bir uygarlık”tır. Arkeologlar ve tarihçiler hâlâ bu efsanenin ardındaki gerçeği çözmeye çalışırken, Vineta hem tarih hem de mitolojinin sınırında yaşamaya devam ediyor. Vineta’nın hikâyesi ilk kez Orta Çağ kroniklerinde geçer. Alman […]
