Mevsimsiz Özlem

Mevsimlerden sonbahar değildi ama havada senin kokun vardı.Bir rüzgar geçti içimden, tanıdık…Sanki bir akşamüstü sessizliğinde gülüşün düştü yüreğime.Zaman durmuştu belki, ya da ben senden sonra hiçbir saate güvenmemiştim.Ağaçlar yapraklarını dökmüyordu ama ben seni görünce içimdeki herşeyden vazgeçtim…Her şey yerli yerindeydi, bir tek sen eksiktin ve her şey bu yüzden fazlaydı. Bir adım ötede değildin belki, […]

Sensizlik

Sensizlik yalnızca bir boşluk değil;Seninle dolmuş bir evrenin ansızın karanlığa gömülmesi.Birden susturulmuş bir hayat gibi—Varlığının yankısı bile ürkek, hatırlanmak istemez sanki. Sesi olmayan ama her şeyi susturan bir yokluk bu.Ne bir kıyamet kadar gürültülü,Ne de huzur gibi dingin.İkisinin arasında, insanın içini sessizce yok eden derin bir sızı. Sen gideli zaman koptu rayından.Dakikalar, aynı anın içinde […]

İçsel Özgürlük

Özgürlük kelimesi geçince hemen aklımıza birçok özgürlük çeşitleri gelir. Din, basın, ifade, vicdan özgürlüğü gibi çok sayıda sıralanabilir. Fakat en önemli özgürlüğün “İçsel Özgürlük “ olduğunu hep unuturuz. Birinin sizi engellemeden, sınırlar çizmeden, istediği, arzu ettiği her şeyi yapabilmesidir içsel özgürlük … Fakat hep sınırlar konulup duvarlar örülür özellikle kadın ve çocuklar için! Yaşama hakkı […]

Kalemleriyle Direndiler: Kadın Yazarların Edebi ve Toplumsal Gücü

Edebiyat yalnızca bir estetik faaliyet değil; aynı zamanda toplumu anlamanın, ona ayna tutmanın ve onu dönüştürmenin aracıdır. Tarih boyunca sözcüklerin gücüyle inşa edilen dünyalar, sadece bireysel hikâyeleri değil; toplumsal gerçeklikleri, eşitsizlikleri ve kimlik mücadelelerini de görünür kılmıştır. Bu görünürlük, çoğu zaman erkek egemen bakışın çizdiği sınırlar içinde şekillense de, kadın yazarlar kendi kelimeleriyle bu sınırları […]

Değiştim Artık

Eski alışkanlıklarım kalmadı artık… Ne yemeği yağlı seviyorum artık ne de insanların cıvık hareketlerini… Çayımı şekersiz içiyorum.Soframı daha geç topluyor, uzun uzun düşünüyorum… Her gün bir kahve içiyorum, hayatın anlam ve önemini birkez daha anlıyorum… Mesala umursamıyorum kimseyi, bana kırılmış, darılmış, önemsemiyorum hiçbir şeyi… Yüreğimin yorgunluğundan mı nedir? Sadece dinlenmek istiyorum… İnsanların yorduğunu, kırdığını, sadece […]

MAVİ SAAT

Düştü güneş dalgaların dondurduğu taşların üstüne,Ateşsiz kıvılcımlar çıkararak. Sustu binlerce deniz damlası, Saçıldı gökyüzünden denize Işıklar, Mavinin maviye iz düşümü yaşandı.Göz kırpmadı hiç güneş istifini bozmadı.Deniz yine dalgalanıp öfkesini kustu kabardı,Kabardı şahlandı bir at gibi. Yukarıda gökyüzü yerde deniz mavi bir saat gibi, Doğurdukça doğurdu beyaz köpükleri,Dertli bir adam gibi başını taştan taşa vurdukça, Martıların […]

Geçen Gün Ömründendir

Zaman… Elini tutamadığımız, sesi duyulmayan ama kalbimizi en çok yaralayan misafir. Ne gelirken ne de giderken haber verir. Sadece içimize bir “eksilme” duygusu bırakır. “Geçen gün ömürdendir.” İlk duyduğumda sıradan geldi. Sanki zamandan bahsediyor gibi… Oysa sonra anladım: Bu cümle, bir ömrün sessiz çığlığıydı. Geçmiş her an, bir daha geri gelmeyecek olan, sessizce bizden alınan […]

Yaşam Çıkmazı

Fırat, intihar etmeden önce yazması gereken mektup için masanın üzerine bir kağıt çıkarmış, elinde siyah tükenmez kalemi, öylece bakıyordu. O kadar anlamsız hissediyordu ki; kağıda yazacak hiçbir şey bulamıyordu. “Kalmakla gitmek arasında bir fark göremediğim için…” yazsa yalan olacak. Kalmak alabildiğine anlamsızdı. Sınırlarınızı başkalarının belirlediği bir dünyada, ölüm kendiliğinden gelene kadar oyalanıp durmak demekti. Oysa […]