Göğsümde çakılı bir çivi şimdi,
senden kalan sessizlik.
Gözlerimde kayıp bir gölge
sahibini arıyor,
dans ediyor o sırada
ay ışığının kırık aynasında.
Kalbimde kanadı kırık bir kuş,
bir ağlıyor,
bir rüzgara meramını anlatıyor.
Çekiliyor bir kayanın kenarına sonra,
zamanın eriyip akışını izliyor.
Bir yaprak geçiyor önümden:
kızıl, kuru ve aceleci,
düştüğü daldan kaçar gibi adeta,
kırgın, küskün ve sahi.
Ve ben,
her nefeste biraz daha yabancı,
her adımda biraz daha düş,
kendi sesimle yüzleşiyorum.
Gülüyordum bir zaman.
şimdi o gülüş ay ışığı,
kırık aynalarda pazarlık yapıyor.
Dudağımın kenarında saklanmış bir yanıt
korktuğu sorulardan kaçıyor.
Ben bir yabancı,
zaman isimsiz mektup posta kutumda;
her satır çığlık,
her harf bir ikaz,
her ses kendi gölgesiyle konuşuyor.
İçimde bir deniz dalgalanıyor ansızın,
sessiz dalgalar fısıldıyor:
“Kayboldun.”
Ve deniz çekiliyor
kuş cayıyor uçmaktan,
yaprak sığınıyor bir mantarın dibine,
ben kendime kavuşuyorum.
Zeynep DOĞAN
30.11.2016