Sınır Tanımayanların Sessiz Gürültüsü

Bazı insanlar vardır; varlıklarıyla değil, var oluş biçimleriyle rahatsız ederler. Gürültüleri seslerinden değil, düşüncesizliklerinden gelir. Bir odaya girdiklerinde hava değişmez belki ama huzur eksilir. Çünkü rahatsızlık her zaman bağırarak gelmez; bazen bir bakışta, bazen bir sözün ağırlığında, bazen de gereksiz bir ısrarda kendini gösterir.

İnsanları rahatsız eden insanların ortak bir yanı vardır: sınır bilmezler. Herkesin görünmeyen bir çizgisi, korunmak istediği bir alanı olduğunu fark etmezler ya da fark etmek istemezler. Sorulmamış sorular sorar, istenmemiş yorumlar yapar, gerekli gereksiz her şeye müdahil olurlar. Onlar için konuşmak bir ihtiyaç değil, bir alışkanlıktır; dinlemek ise çoğu zaman unutulmuş bir erdemdir.

Oysa rahatsızlık çoğu zaman küçük şeylerden doğar. Bir sözün zamanlaması, bir davranışın yeri, bir yaklaşımın ölçüsü… Bunların hepsi insan ilişkilerinin incelikleridir. Fakat bu incelikten yoksun olan kişiler, farkında olmadan çevrelerindeki insanların enerjisini tüketirler. Yanlarında olmak yorucu, onlarla konuşmak zorlayıcı hale gelir. Çünkü iletişim bir alışveriştir; sadece vermek ya da sadece almak üzerine kurulduğunda dengesini kaybeder.

Bu tür insanların en belirgin özelliği, empati eksikliğidir. Karşısındakinin ne hissettiğini anlamaya çalışmaz, kendi düşüncesini merkeze koyar. Haklı olmak, anlaşılmaktan daha önemlidir onun için. Bu yüzden söyledikleri doğru olsa bile, biçimi yanlış olduğu için kırıcı olur. Çünkü insan ilişkilerinde sadece ne söylediğin değil, nasıl söylediğin de belirleyicidir.

Ama belki de en düşündürücü olan şudur: İnsanları rahatsız eden insanlar çoğu zaman bunun farkında değildir. Kendilerini olduğu gibi kabul eder, değişme ihtiyacı hissetmezler. Oysa insan, biraz da başkalarının gözünde nasıl göründüğünü anlayabildiği kadar olgundur. Kendi davranışını tartabilmek, gerektiğinde geri çekilebilmek bir güçtür; zayıflık değil.

Sonuçta, rahatsız eden insanlar bize bir şeyi hatırlatır: Herkesle iyi anlaşmak zorunda değiliz ama kimseyi gereksiz yere yormak zorunda da değiliz. Saygı, sadece büyük davranışlarda değil, küçük ayrıntılarda gizlidir. Ve bazen en büyük nezaket, bir adım geri atmayı bilmektir.

Derya YAĞMUR

Daha Fazlası

Geçit yok..ama var!? 5. Bölüm Insan Kendini gecebilir mi?

Kardeş Kanıyla Kurulan Şehir: Roma’nın Doğuşu

One thought on “Sınır Tanımayanların Sessiz Gürültüsü

  1. Yazınız çok ince ve düşünceli tebrik ediyorum böyle bir yazıyı kaleme aldığınız için ahlak be saygı çerçevisinde bir yazı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir